Ana içeriğe atla

Kaza, Teravih ve Yolcu Namazları

KAZA NAMAZI
    Bir namazı vaktinde kılmaya "Eda", vakti çıktıktan sora kılmaya da "Kaza" denir. Namazı bile bile, özürsüz olarak vaktinden sonraya bırakmak büyük günahtır. Namaz, kaza edilmekle yerine getirilmiş olur. Ancak vaktinden sonraya bırakıldığı için Cenab-ı Haktan af dilemek lâzımdır.
    Beş vakit namazın farzları ile vitir namazı kaza edilir, vakit çıktıktan sonra sünnetler kaza edilmez. Yalnız sabah namazını vaktinde kılamayan kimse, aynı gün büyük kuşluk vaktine kadar farz ile birlikte sünneti de kaza eder.        Kaza namazı kılmak için belirli bir vakit yoktur. Gündüz ve gece her zaman kılınır. Yalnız üç mekruh vakitte, yani güneş doğarken, güneş tam tepe noktasında iken ve güneş batarken kılınmaz.
    Geçmiş namazları kaza ederken hangi günün hangi vaktinin namazı olduğunu bilemezse: "Niyet ettim Allah rızası için kazaya kalan son sabah namazının farzını kılmaya" diye niyet eder, diğer namazlar için de, kazaya kalan son öğle, son ikindi, son akşam, son yatsı, son vitir namazı diye niyet eder.

    TERAVİH NAMAZI
    Yalnız Ramazan'da her gün yatsı namazından sonra kılınır. Ramazan'da teravih kılmak sünnettir. Teravihten sonra vitir namazı kılınır. Teravih namazı 20 rekattir. Yalnız veya cemaatle kılınabilir. 2 rekatte bir veya 4 rekatte bir selam verilerek kılınabilir. 2 rekatte bir selam vererek kılmak daha faziletlidir.
    Teravih naması 2 rekatta bir selam verilerek kılındığında aynen sabah namazının sünneti gibi kılınır. 4 rekatta bir selam verilerek kılındığında ikindi namazının sünneti gibi kılınır.


    YOLCU NAMAZI
    Onbeş günden az oturmak niyetiyle, yaya veya orta yürüyüşte onsekiz saatlik (90 kilometrelik) veya daha uzak yolculuğa çıkanlar dinde "YOLCU" sayılır.
    90 kilometrelik bu yolculuğu trenle, uçakla, vapurla yapanlar da yolcu sayılırlar.
    Dinimiz, yolcular için bazı kolaylıklar göstermiştir. Şöyle ki:
    a) Yolcular 4 rekatlı farz namazları iki rekat olarak kılar.
    b) Vakitte darlık varsa sünnetler kılınmayabilir.
    c) Ramazanda dilerlerse ramazan oruçlarını tutmayıp bir başka zamana bırakabilirler.
    d) Ayaklarına giydikleri "Mest"e 3 gün süre ile (72 saat) meshedebilirler.
    Dinimizde güçlük yoktur. Yüce Allah'a ibadeti gücümüz yettiğince yaparız. Yolculara, hastalara ve özürlülere tanınan kolaylıklar bu sebeptendir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

OTUZİKİ FARZ

    İMANIN ŞARTLARI 1- Allah'ın varlığına ve birliğine inanmak. 2- Allah'ın meleklerine inanmak. 3- Allah'ın kitablarına inanmak. 4- Allah'ın peygamberlerine inanmak. 5- Ahiret gününe inanmak. 6- Kadere, hayır ve şerrin yaratıcısının Allah (Celle Celâlühû) olduğuna inanmak.     İSLAMIN ŞARTLARI 1- Kelime-i şehadet getirmek. 2- Namaz kılmak. 3- Oruç tutmak. 4- Zekat vermek. 5- Haccetmek.     ABDESTİN FARZLARI 1- Yüzünü yıkamak. 2- Kollarını (dirsekleriyle beraber) yıkamak. 3- Başının dörtte birini meshetmek. 4- Ayaklarını (topuklarıyla beraber) yıkamak.     GUSLÜN FARZLARI 1- Ağzına su vermek. 2- Burnuna su vermek. 3- Bütün bedenini yıkamak.     TEYEMMÜMÜN FARZLARI 1- Niyet. 2- İki darb ve mesih.     NAMAZIN FARZLARI      Dışında olanlar: 1- Hadesten taharet 2- Necasetten taharet 3- Setr-i avret 4- İstikbal-i Kıble 5- Vakit 6- Niyet     İ...

Hz. Muhammed (571-632)

Hz. Muhammed (571-632), İslam’ın takipçilerine göre Tanrı’nın yeryüzündeki son peygamberiydi. Tüm Araplar gibi, Hz. Muhammed’in soyu İbrahim’in ilk oğlu İsmail’e kadar gider. Müslümanlar, yani İslam’ın takipçileri, Hz. Muhammed’in vahiylerinin Musa ve İsa Mesih gibi diğer peygamberlerinkileri takip ettiğine inanmaktadırlar. Hz. Muhammed, Mekke’de doğdu. O zamanlar Mekke, putperestliğin hâkim olduğu Kâbe olarak adlandırılan bir tapınak çevresinde konuşlanmış müreffeh bir şehirdi. Hz. Muhammed’in babası o doğmadan önce ölmüştü ve genç bir çocukken Hz. Muhammed, tüccar olan amcasıyla Arabistan’ı gezdi, sonra kendisi de ticaret işini yaptı. Derin derin düşünmeyi seven Hz. Muhammed, kırk yaş civarındayken yine bu amaçla gittiği Mekke yakınlarındaki Hira Mağarası’nda, bir görü deneyimi yaşadı. Bu görüde, melek Cebrail onunla konuştu ve daha sonra Kur’an’ı oluşturacak ayetleri ezberlemesini ve nakletmesini emretti. Cebrail, Hz. Muhammed’i hayatının geri kalanı boyunca da ziyaret etti ve H...

Oruç Hakkında Bilgiler

ORUÇ VE FAYDALARI     Ramazan ayında oruç tutmak İslam'ın beş şartından biridir. Oruç, niyet ederek tan yerinin ağarmasından itibaren güneş batıncaya kadar yememek, içmemek ve cinsi ilişkide bulunmamak suretiyle yerine getirilen bir ibadettir.     Peygamberimiz oruç tutanlar için şu müjdeyi veriyor: "Kim inanarak ve mükafatını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (El-Buhari, Savm:7)     Oruç,ancak Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için tutulur. Oruç, iyi bir irade terbiyesidir: İnsanlara iyi huylar ve ahlak güzelliği sağlar, insanı olgunlaştırır. Oruç, aynı zamanda müslümanı günah işlemekten ve cehennem ateşinden koruyan bir kalkandır. Acıma duygusunu geliştirir, sağlığımızın korunmasına yardımcıdır, nimetlerin değerini bildirir, olaylar karşısında sabırlı olmayı öğretir.     Yüce Allah bir hadisi kudsîde "Oruç benim içindir, o'nun mükafatını da ben veririm" buyurmuştur (Müslim, Si...