Ana içeriğe atla

Hz. Muhammed (571-632)

Hz. Muhammed (571-632), İslam’ın takipçilerine göre Tanrı’nın yeryüzündeki son peygamberiydi. Tüm Araplar gibi, Hz. Muhammed’in soyu İbrahim’in ilk oğlu İsmail’e kadar gider. Müslümanlar, yani İslam’ın takipçileri, Hz. Muhammed’in vahiylerinin Musa ve İsa Mesih gibi diğer peygamberlerinkileri takip ettiğine inanmaktadırlar.

Hz. Muhammed, Mekke’de doğdu. O zamanlar Mekke, putperestliğin hâkim olduğu Kâbe olarak adlandırılan bir tapınak çevresinde konuşlanmış müreffeh bir şehirdi. Hz. Muhammed’in babası o doğmadan önce ölmüştü ve genç bir çocukken Hz. Muhammed, tüccar olan amcasıyla Arabistan’ı gezdi, sonra kendisi de ticaret işini yaptı.

Derin derin düşünmeyi seven Hz. Muhammed, kırk yaş civarındayken yine bu amaçla gittiği Mekke yakınlarındaki Hira Mağarası’nda, bir görü deneyimi yaşadı. Bu görüde, melek Cebrail onunla konuştu ve daha sonra Kur’an’ı oluşturacak ayetleri ezberlemesini ve nakletmesini emretti. Cebrail, Hz. Muhammed’i hayatının geri kalanı boyunca da ziyaret etti ve Hz. Muhammed, Cebrail’in ilettiği öğretileri vaaz etmeye başladı. Ancak bütün hayatı boyunca Hz. Muhammed’in okuma yazması olmayışı, tüm bu vahiylerin sözlü olarak aktarıldığı anlamına geliyordu.

Hz. Muhammed’in öğretilerinin merkezî bir ilkesi, tek tanrıcılıktı. Bir tanrı kavramı, putlarla çevrili Kâbe etrafında gelişen Mekke şehrinin güçlü önderlerini müthiş kızdırmıştı. Sonunda Hz. Muhammed, takipçileri ile birlikte Medine’ye göç etmek zorunda bırakıldı. Medine’de İslam hemen çoğunluğun dini oldu. Ancak Hz. Muhammed, Müslüman olmayanları kovmaktansa, onların vergi ödeyerek kendi dinî ibadetlerine devam etmelerine izin verdi.

Medine’nin gücü arttıkça, Mekke’deki yetkililer temkinli olmaya başladılar. Gerginlikler arttı ve sonunda iki şehir bir savaşa tutuştu. Sayıca azınlıkta olmalarına rağmen Hz. Muhammed ve Medine bu savaştan galip çıktılar. Sonrasında Hz. Muhammed, bunu takip eden fetihlerle tüm Arabistan’ı birleştirdi.

Sözlü geleneğe göre, 619-620 yıllarında melek Cebrail ona bir kez daha göründü. Hz. Muhammed, altmış üç yaşında Medine’de öldü.

Hz. Muhammed’in kendinden sonra kimi halef bıraktığı sorusu, Sünnî ve Şiî Müslümanlar arasında ayrılığa neden olmuş bir tartışma konusudur. Sünnî İslam’a göre Ebu Bekir bir sonraki halife olarak seçildi. Diğer taraftan Şiîler, Hz. Muhammed’in damadı olan Ali’yi sonraki halife olarak atadığını ve Ebu Bekir’in sadece Ali’yi devirerek gücü ele geçirdiğini iddia ederler.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

OTUZİKİ FARZ

    İMANIN ŞARTLARI 1- Allah'ın varlığına ve birliğine inanmak. 2- Allah'ın meleklerine inanmak. 3- Allah'ın kitablarına inanmak. 4- Allah'ın peygamberlerine inanmak. 5- Ahiret gününe inanmak. 6- Kadere, hayır ve şerrin yaratıcısının Allah (Celle Celâlühû) olduğuna inanmak.     İSLAMIN ŞARTLARI 1- Kelime-i şehadet getirmek. 2- Namaz kılmak. 3- Oruç tutmak. 4- Zekat vermek. 5- Haccetmek.     ABDESTİN FARZLARI 1- Yüzünü yıkamak. 2- Kollarını (dirsekleriyle beraber) yıkamak. 3- Başının dörtte birini meshetmek. 4- Ayaklarını (topuklarıyla beraber) yıkamak.     GUSLÜN FARZLARI 1- Ağzına su vermek. 2- Burnuna su vermek. 3- Bütün bedenini yıkamak.     TEYEMMÜMÜN FARZLARI 1- Niyet. 2- İki darb ve mesih.     NAMAZIN FARZLARI      Dışında olanlar: 1- Hadesten taharet 2- Necasetten taharet 3- Setr-i avret 4- İstikbal-i Kıble 5- Vakit 6- Niyet     İ...

Oruç Hakkında Bilgiler

ORUÇ VE FAYDALARI     Ramazan ayında oruç tutmak İslam'ın beş şartından biridir. Oruç, niyet ederek tan yerinin ağarmasından itibaren güneş batıncaya kadar yememek, içmemek ve cinsi ilişkide bulunmamak suretiyle yerine getirilen bir ibadettir.     Peygamberimiz oruç tutanlar için şu müjdeyi veriyor: "Kim inanarak ve mükafatını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (El-Buhari, Savm:7)     Oruç,ancak Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için tutulur. Oruç, iyi bir irade terbiyesidir: İnsanlara iyi huylar ve ahlak güzelliği sağlar, insanı olgunlaştırır. Oruç, aynı zamanda müslümanı günah işlemekten ve cehennem ateşinden koruyan bir kalkandır. Acıma duygusunu geliştirir, sağlığımızın korunmasına yardımcıdır, nimetlerin değerini bildirir, olaylar karşısında sabırlı olmayı öğretir.     Yüce Allah bir hadisi kudsîde "Oruç benim içindir, o'nun mükafatını da ben veririm" buyurmuştur (Müslim, Si...