Ana içeriğe atla

Cebrail (as)

Çoğunlukla Tanrı’dan önemli mesajları nakletmek için yeryüzünü ziyaret eden Cebrail melek, İslam’da, Hıristiyanlık’ta ve Yahudilik’te önemli roller oynar.

Cebrail, İslam geleneğinde en önemli melektir. İslam’a göre Cebrail, Hz. Muhammed’e bir mağarada tefekkür ettiği esnada göründü. Sonra Cebrail, Hz. Muhammed’e her bir satırını ezberlemesini ve diğerlerine yaymasını emrederek Kur’an’ı ayet ayet nakletti. Kur’an’ın, doğrudan doğruya Tanrı’dan, Cebrail aracılığıyla Hz. Muhammed’e verilen bir dizi alıntı olduğuna inanılır. Kelimelerin, nakledildiği gibi asıl sesleriyle okunmasına büyük önem verilir. Bu, Müslümanlar’ın Kur’an’ın orijinal diline verdiği önemi ve neden tüm duaların Arapça okunması gerektiğini açıklar.

Hıristiyanlık’ta Cebrail’in Tanrı’nın baş meleklerinden biri olduğuna inanılır. Bazı yazılar, Mikail ve İsrafil’in de içinde olduğu üç yüksek mertebeli meleğin olduğunu söylerler. Diğerleri, yedi melek olduğunu söyler. Cebrail, Hıristiyan geleneğinde Tanrı’nın mesajlarını nakletmek için birçok farklı görünüşle gelir. Cebrail, Zekeriya peygamberin karşısına çıkar ve bir Hıristiyan selefi olan Aziz Yahya’nın Elizabeth tarafından doğrulacağını söyler. Cebrail, aynı zamanda Azize Meryem’in karşısına çıkar ve ona İsa’yı doğuracağını söyler. Azize Meryem ile olan bu etkileşim, ‘Duyuru’ olarak bilinir.

Yahudilik’te Cebrail, Danyal peygamberle iki kez iletişim kurar. İlkinde Danyal, Tanrı’dan gelen, anlayamadığı bir görü görür, Tanrı Cebrail’i onun yorumlamasına yardım etmesi için gönderir. İkinci seferde ise Cebrail, Danyal’ın karşısına çıkar ve Babil’deki Yahudi sürgününün bitişini haber verir.

EK BİLGİLER:
1. Cebrail kelimesinin anlamı, “Tanrı’nın adamı”dır.
2. Mormonlar, Cebrail ve Nuh peygamberin gerçekte aynı kişiler olduklarına inanırlar.
3. Çeşitli dinî gelenekler, Cebrail’e çeşitli adlar ve özellikler atfetmişlerdir; mavi renk, su elementi, batı yönü ve ay. Ölüm meleği, intikam meleği, diriliş meleği, kurtuluş meleği, merhamet meleği ve bildiri meleği olarak çeşitli şekillerde de bilinir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hz. Muhammed (571-632)

Hz. Muhammed (571-632), İslam’ın takipçilerine göre Tanrı’nın yeryüzündeki son peygamberiydi. Tüm Araplar gibi, Hz. Muhammed’in soyu İbrahim’in ilk oğlu İsmail’e kadar gider. Müslümanlar, yani İslam’ın takipçileri, Hz. Muhammed’in vahiylerinin Musa ve İsa Mesih gibi diğer peygamberlerinkileri takip ettiğine inanmaktadırlar. Hz. Muhammed, Mekke’de doğdu. O zamanlar Mekke, putperestliğin hâkim olduğu Kâbe olarak adlandırılan bir tapınak çevresinde konuşlanmış müreffeh bir şehirdi. Hz. Muhammed’in babası o doğmadan önce ölmüştü ve genç bir çocukken Hz. Muhammed, tüccar olan amcasıyla Arabistan’ı gezdi, sonra kendisi de ticaret işini yaptı. Derin derin düşünmeyi seven Hz. Muhammed, kırk yaş civarındayken yine bu amaçla gittiği Mekke yakınlarındaki Hira Mağarası’nda, bir görü deneyimi yaşadı. Bu görüde, melek Cebrail onunla konuştu ve daha sonra Kur’an’ı oluşturacak ayetleri ezberlemesini ve nakletmesini emretti. Cebrail, Hz. Muhammed’i hayatının geri kalanı boyunca da ziyaret etti ve H...

İbrahim, İshak ve Yakup

İbrahim, tektanrıcı dinlerin atası olarak görülür. Oğulları İshak (Sara’dan), İsmail (Hacer’den) ve onların neslinden gelenlerin Musevilik ile İslam’ı kurduğuna inanılır. Eski Ahit’in Yaratılış bölümünde anlatılanlara göre, İbrahim, Ur’da yaşayan ve o zamanlar Abram olarak anılan genç bir adamken, Tanrı ona görünür ve Kenan ülkesine doğru seyahat etmesini buyurur. Yaşı ilerleyince, İbrahim hiç çocuğu olmayacağı endişesine kapılır. Sonraları Sara olarak anılan eşi Sarai, kısır gibi görünmektedir. O nedenle Sarai, cariyesi Hacer ile İbrahim’in birlikte olmasına izin verir. Hacer, İbrahim’in ilk oğlu İsmail’i doğurur. Bunun üzerine Sarai, kızgınlık ve kıskançlığından, Abram’a Hacer ile İsmail’i kovdurur. Sonrasında Tanrı, Abram ile bir anlaşma yapar. Hizmeti ve sadakati karşılığında, Tanrı ona Sarai’den bir oğul verecek ve ondan büyük bir ırk doğacaktır. Kenan ülkesi de onların olacaktır. Bu anlaşmanın bir göstergesi olarak, Abram doksan dokuz yaşındayken adını İbrahim olarak, Sarai d...

I. Muaviye

I. Muaviye adıyla hükümdar olan Muaviye bin Ebu Süfyan (602-680), Ali’den sonra iktidara geldi ve Dört Halife Dönemi’nden sonra İslam’ın ilk lideriydi. Muaviye, Mekke’de doğdu. Babası, Hz. Muhammed’in öğretilerine şiddetle karşı çıkıyordu ve Muaviye Müslüman olduğu zaman, inancını kendi ailesinden gizlemek zorundaydı. Hz. Muhammed’in Mekke’yi fethetmesinden ve putları kırmasından sonra, Muaviye bir yazıcı oldu. Sonunda İslam imparatorluğu genişledikçe Hz. Muhammed, Muaviye ve erkek kardeşlerini, İslam ordusunun Bizanslılar’a karşı savaşını yönetmeleri için Suriye’ye gönderdi. Halife Ömer idaresi altında Muaviye, Suriye’nin hükümdarı olarak bilindi. Hükümdar olarak Bizans saldırılarına karşı koymaya ancak gücü yeten Suriye ordusunu güçlendirdi ve Kıbrıs ile Rodos’u da hâkimiyetine aldı. Muaviye’nin hedefleri, Dört Halife’nin sonuncusu Ali atandığında şiddetli şekilde değişti. Ali, üçüncü halife Osman’ın katillerini cezalandırmamayı seçti ve Muaviye bunu Ali’nin de cinayete karış...