Ana içeriğe atla

İsa’nın Son Yemeği

İsa’nın Son Yemeği, İsa’nın ölmeden önceki gece yediği son yemekti. Birçokları bu yemeğin “Hamursuz Bayram yemeği” olduğuna inanır ve Markos, Matta ve Luka’nın İncillerinde bu şekilde geçer. Eğer Hamursuz Bayramı ise, İsa’nın Son Yemeği, Kutsal Perşembe olarak anılan bir Perşembe günü olmuştur ve İsa, İyi Cuma olarak anılan bir Cuma gününde çarmıha gerilmiştir. Öte yandan Yuhanna İncili yemeğin gerçekte Paskalya’dan birkaç gün önce yendiğini söyler ve Doğu Ortodoksları Yuhanna’nın yorumunu kabul eder.

İsa bu yemeği on iki havarisi ile paylaştı. İsa yemekle ani ölümü arasında gerçekleşecek olan olayları öngörmüştü. Havarilerine, içlerinden birinin ona ihanet edeceğini duyurmuştu. Tek tek her biri “Bunu yapan ben olmayacağım” dedi. Sonunda İsa’yı Yüce Yahudi Mahkemesi olan Sanhedrin’e teslim etmek için çoktan anlaşmış olan Yahuda İşkariot da böyle söyledi ve İsa ona “Evet, bunu yapan sen olacaksın” dedi.

Ekmek yiyip ve şarap içerken İsa havarilerine “Bu benim etim” ve “Bu da benim kanım” dedi. Cennet’in Krallığı yükselene kadar bu şeyleri tüketemeyebileceğini söyledi ve havarilerinden onu hatırlamaları için benzer şekilde ekmek ve şarap tüketmelerini – Kutsal Komünyon veya Aşai Rabbani ayininin kökeni – istedi. İsa’nın son yemek sırasında şarap içmek için kullandığı kupanın bazılarınca mucizevi güçler taşıdığı söylenen Kutsal Kupa olduğuna inanılır. Bu kupa, Arimathealı Yusuf tarafından İsa’nın çarmıha gerilmiş vücudundan damlayan kanları toplamak amacıyla kullanıldı.

Son olarak İsa yemekte Petrus’un İsa’yla herhangi bir bağlantısının olduğunu üç farklı fırsatla inkâr edeceğini tahmin etti. Petrus, bunları kabul etmektense ölmeyi tercih edeceğini haykırdı. Ancak İsa’nın Sanhedrin önünde dine küfretmekten suçlu bulunmasından sonra, üç kişi Petrus’un kasabadan ayrılmaya çalışması nedeniyle yanına geldi. Her biri onu İsa’yı tanımakla suçladılar ve o da bunu üç kez inkar etti. Yaptığı şeyi fark ettikten sonra ise utanç içinde gözyaşı döktü.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İbrahim, İshak ve Yakup

İbrahim, tektanrıcı dinlerin atası olarak görülür. Oğulları İshak (Sara’dan), İsmail (Hacer’den) ve onların neslinden gelenlerin Musevilik ile İslam’ı kurduğuna inanılır. Eski Ahit’in Yaratılış bölümünde anlatılanlara göre, İbrahim, Ur’da yaşayan ve o zamanlar Abram olarak anılan genç bir adamken, Tanrı ona görünür ve Kenan ülkesine doğru seyahat etmesini buyurur. Yaşı ilerleyince, İbrahim hiç çocuğu olmayacağı endişesine kapılır. Sonraları Sara olarak anılan eşi Sarai, kısır gibi görünmektedir. O nedenle Sarai, cariyesi Hacer ile İbrahim’in birlikte olmasına izin verir. Hacer, İbrahim’in ilk oğlu İsmail’i doğurur. Bunun üzerine Sarai, kızgınlık ve kıskançlığından, Abram’a Hacer ile İsmail’i kovdurur. Sonrasında Tanrı, Abram ile bir anlaşma yapar. Hizmeti ve sadakati karşılığında, Tanrı ona Sarai’den bir oğul verecek ve ondan büyük bir ırk doğacaktır. Kenan ülkesi de onların olacaktır. Bu anlaşmanın bir göstergesi olarak, Abram doksan dokuz yaşındayken adını İbrahim olarak, Sarai d...

Hz. Muhammed (571-632)

Hz. Muhammed (571-632), İslam’ın takipçilerine göre Tanrı’nın yeryüzündeki son peygamberiydi. Tüm Araplar gibi, Hz. Muhammed’in soyu İbrahim’in ilk oğlu İsmail’e kadar gider. Müslümanlar, yani İslam’ın takipçileri, Hz. Muhammed’in vahiylerinin Musa ve İsa Mesih gibi diğer peygamberlerinkileri takip ettiğine inanmaktadırlar. Hz. Muhammed, Mekke’de doğdu. O zamanlar Mekke, putperestliğin hâkim olduğu Kâbe olarak adlandırılan bir tapınak çevresinde konuşlanmış müreffeh bir şehirdi. Hz. Muhammed’in babası o doğmadan önce ölmüştü ve genç bir çocukken Hz. Muhammed, tüccar olan amcasıyla Arabistan’ı gezdi, sonra kendisi de ticaret işini yaptı. Derin derin düşünmeyi seven Hz. Muhammed, kırk yaş civarındayken yine bu amaçla gittiği Mekke yakınlarındaki Hira Mağarası’nda, bir görü deneyimi yaşadı. Bu görüde, melek Cebrail onunla konuştu ve daha sonra Kur’an’ı oluşturacak ayetleri ezberlemesini ve nakletmesini emretti. Cebrail, Hz. Muhammed’i hayatının geri kalanı boyunca da ziyaret etti ve H...

Tevrat Hakkında Kısa Bilgi

Tevrat Museviliğin kutsal kitabını oluşturan kitapların ilk beşine veya “Musa’nın Beş Kitabı”na genel olarak verilen isimdir. Hıristiyanlar bu kitapları diğer Musevi metinleri ile beraber Eski Ahit olarak ele alırlar. Tevrat kelimesi aynı zamanda sözlü geleneklerin yanı sıra pek çok metni de kapsayan Musevi hukukunun tamamı için de kullanılabilir. Musa’nın Beş Kitabı, Musevi inancını yönlendiren 613 yasanın temelini oluşturur ve dünyanın en büyük üç tektanrıcı inancı –Musevilik, Hıristiyanlık ve İslam– için esastır. Kitaplar şu şekilde özetlenebilir: YARATILIŞ (Tekvin): Yaratılış hikâyesinin yanı sıra İsrailoğulları’nın, İbrahim, İshak ve Yakup ile ailelerinin tarihini de anlatır. ÇIKIŞ (Mısır’dan Çıkış): Musa’nın On Emir’i alması da dahil olmak üzere, Mısır’dan Kenan’a yapılan toplu göçü aktarır. LEVİLİLER (Leviticus): İbadet kurallarını ve usullerini içerir. SAYILAR (Çölde Sayım): İsrailoğulları’nın çölde yaptıkları yolculukla ilgilidir. TESNİYE (Yasanın Tekrarı): Musa’nı...