Ana içeriğe atla

İsa’nın Çarmıha Gerilmesi

MÖ 30 civarında Nasıralı İsa’nın Yahudi dini kurumlarındaki kirlenmeye dair hissettiği şey, öfkeydi. Kudüs’teki tapınakta, tefeciler ve tüccarlar, en kutsal sayılması gereken yerde dükkanlarını açmışlardı. Hamursuz Bayramı sırasında takipçilerini tapınağa götüren İsa, bariz bir rahatsızlığa sebep olacak şekilde masaları ters yüz etti.

Cevaben, Yahudi yüksek mahkemesi Sanhedrin’in yüksek yargıcı Yusuf Caiaphas, dine küfretme suçundan İsa’yı tutuklattı. Caiaphas’ın İsa’yı yakalayabildiğine, çünkü İsa’nın havarilerinden biri olan Yahuda İşkariot’un ihanet ettiğine ve bu yüzden kolaylıkla tanındığına inanılır. İsa, işbirliği yapmayı reddettiğinde, Sanhedrin, Roma Valisi Pontius Pilate’ye onu teslim etti.

Bu noktada Pontius Pilate, Mesih İsa’yı çarmıha gerilerek idama mahkûm etti. Bu kadar sert bir cezaya neyin neden olduğu, başlı başına muazzam bir tartışma konusudur. En geniş çapta kabul gören görüş, Pilate’nin bu kararı, ya İsa’nın siyasi bir isyanı kışkırtabileceğinden duyduğu korku yüzünden veya daha basiti, sırf zalimlikten bizzat kendisinin verdiği yönündedir.

Kararın gerçekte ne sebeple verilmiş olursa olsun, Pilate, İsa’yı “Yahudilerin Kralı” olarak damgalayarak idam emrini verdi. İsa, hapishane ile öldürüleceği alan olan Calvary arasındaki yol boyunca çarmıhını (muhtemelen 45 kilogramdan daha ağırdı) taşımaya zorlandı. İsa genellikle haçı taşırken tasvir edilmesine rağmen, muhtemelen dikey kalas idam alanındaki zeminde sabit şekilde yere çakılı olduğundan, sadece yatay parçayı taşımış olması daha akla yatkındır. Cavalry alanı, Kudüs’ün dışında bir yerlerde konumlanmıştı ve büyük ihtimalle Romalılar’ın kurbanlarını çabucak gömebildikleri bir mezarlıktı.

İsa çarmıha gerilirken, Aramatyalı Yusuf yaklaştı ve son yemeği sırasında İsa’nın içtiği kadehi kullanarak, İsa’nın damlayan kanının bir kısmını kadehe akıttı. Bu kadeh, Kutsal Kase olarak bilinir. İsa öldükten sonra Yusuf, İsa’nın vücudunu kaldırdı ve mezarına gömdü.

EK BİLGİLER:
1. İsa’nın çarmıha gerilmesinden sonraki yıllarda Pontius Pilate, aşırı zulmünden dolayı görevinden uzaklaştırıldı.
2. Katolik Kilisesi, 1965’teki II. Vatikan anlaşmasına kadar Yahudilerin İsa’nın katili olduğu inancını resmen kınamamıştır.
3. Roma İmparatorluğu sırasında binlerce insanın çarmıha gerildiği iddialarına rağmen, şimdiye kadar kazılarda sadece bir tane çarmıha gerilmiş beden bulundu. Çoğu kurban, çarmıhlarının üzerinde çürümeye terk edilmişti.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İbrahim, İshak ve Yakup

İbrahim, tektanrıcı dinlerin atası olarak görülür. Oğulları İshak (Sara’dan), İsmail (Hacer’den) ve onların neslinden gelenlerin Musevilik ile İslam’ı kurduğuna inanılır. Eski Ahit’in Yaratılış bölümünde anlatılanlara göre, İbrahim, Ur’da yaşayan ve o zamanlar Abram olarak anılan genç bir adamken, Tanrı ona görünür ve Kenan ülkesine doğru seyahat etmesini buyurur. Yaşı ilerleyince, İbrahim hiç çocuğu olmayacağı endişesine kapılır. Sonraları Sara olarak anılan eşi Sarai, kısır gibi görünmektedir. O nedenle Sarai, cariyesi Hacer ile İbrahim’in birlikte olmasına izin verir. Hacer, İbrahim’in ilk oğlu İsmail’i doğurur. Bunun üzerine Sarai, kızgınlık ve kıskançlığından, Abram’a Hacer ile İsmail’i kovdurur. Sonrasında Tanrı, Abram ile bir anlaşma yapar. Hizmeti ve sadakati karşılığında, Tanrı ona Sarai’den bir oğul verecek ve ondan büyük bir ırk doğacaktır. Kenan ülkesi de onların olacaktır. Bu anlaşmanın bir göstergesi olarak, Abram doksan dokuz yaşındayken adını İbrahim olarak, Sarai d...

Hz. Muhammed (571-632)

Hz. Muhammed (571-632), İslam’ın takipçilerine göre Tanrı’nın yeryüzündeki son peygamberiydi. Tüm Araplar gibi, Hz. Muhammed’in soyu İbrahim’in ilk oğlu İsmail’e kadar gider. Müslümanlar, yani İslam’ın takipçileri, Hz. Muhammed’in vahiylerinin Musa ve İsa Mesih gibi diğer peygamberlerinkileri takip ettiğine inanmaktadırlar. Hz. Muhammed, Mekke’de doğdu. O zamanlar Mekke, putperestliğin hâkim olduğu Kâbe olarak adlandırılan bir tapınak çevresinde konuşlanmış müreffeh bir şehirdi. Hz. Muhammed’in babası o doğmadan önce ölmüştü ve genç bir çocukken Hz. Muhammed, tüccar olan amcasıyla Arabistan’ı gezdi, sonra kendisi de ticaret işini yaptı. Derin derin düşünmeyi seven Hz. Muhammed, kırk yaş civarındayken yine bu amaçla gittiği Mekke yakınlarındaki Hira Mağarası’nda, bir görü deneyimi yaşadı. Bu görüde, melek Cebrail onunla konuştu ve daha sonra Kur’an’ı oluşturacak ayetleri ezberlemesini ve nakletmesini emretti. Cebrail, Hz. Muhammed’i hayatının geri kalanı boyunca da ziyaret etti ve H...

Tevrat Hakkında Kısa Bilgi

Tevrat Museviliğin kutsal kitabını oluşturan kitapların ilk beşine veya “Musa’nın Beş Kitabı”na genel olarak verilen isimdir. Hıristiyanlar bu kitapları diğer Musevi metinleri ile beraber Eski Ahit olarak ele alırlar. Tevrat kelimesi aynı zamanda sözlü geleneklerin yanı sıra pek çok metni de kapsayan Musevi hukukunun tamamı için de kullanılabilir. Musa’nın Beş Kitabı, Musevi inancını yönlendiren 613 yasanın temelini oluşturur ve dünyanın en büyük üç tektanrıcı inancı –Musevilik, Hıristiyanlık ve İslam– için esastır. Kitaplar şu şekilde özetlenebilir: YARATILIŞ (Tekvin): Yaratılış hikâyesinin yanı sıra İsrailoğulları’nın, İbrahim, İshak ve Yakup ile ailelerinin tarihini de anlatır. ÇIKIŞ (Mısır’dan Çıkış): Musa’nın On Emir’i alması da dahil olmak üzere, Mısır’dan Kenan’a yapılan toplu göçü aktarır. LEVİLİLER (Leviticus): İbadet kurallarını ve usullerini içerir. SAYILAR (Çölde Sayım): İsrailoğulları’nın çölde yaptıkları yolculukla ilgilidir. TESNİYE (Yasanın Tekrarı): Musa’nı...